1021. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ جُمُعَةٍ، فَقَامَ النَّاسُ فَصَاحُوا فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَحَطَ الْمَطَرُ وَاحْمَرَّتِ الشَّجَرُ وَهَلَكَتِ الْبَهَائِمُ، فَادْعُ اللَّهَ يَسْقِينَا. فَقَالَ " اللَّهُمَّ اسْقِنَا ". مَرَّتَيْنِ، وَايْمُ اللَّهِ مَا نَرَى فِي السَّمَاءِ قَزَعَةً مِنْ سَحَابٍ، فَنَشَأَتْ سَحَابَةٌ وَأَمْطَرَتْ، وَنَزَلَ عَنِ الْمِنْبَرِ فَصَلَّى، فَلَمَّا انْصَرَفَ لَمْ تَزَلْ تُمْطِرُ إِلَى الْجُمُعَةِ الَّتِي تَلِيهَا، فَلَمَّا قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ صَاحُوا إِلَيْهِ تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ يَحْبِسُهَا عَنَّا. فَتَبَسَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ". فَكُشِطَتِ الْمَدِينَةُ، فَجَعَلَتْ تُمْطِرُ حَوْلَهَا وَلاَ تَمْطُرُ بِالْمَدِينَةِ قَطْرَةً، فَنَظَرْتُ إِلَى الْمَدِينَةِ وَإِنَّهَا لَفِي مِثْلِ الإِكْلِيلِ.
Muhammed b. Ebî Bekir bize tahdis etti, dedi ki: Mu’temir bize tahdis etti; Ubeydullah’tan, o Sâbit’ten, o Enes’ten [naklen] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Cuma günü hutbe okurken insanlar ayağa kalkıp bağırdılar ve: “Ey Resûlullah! Yağmur kesildi, ağaçlar sarardı (kurudu) ve hayvanlar helak oldu; Allah’a dua et de bize su versin [yağmur yağdırsın]” dediler. [Nebi]: “Allah’ım bize su ver!” diyerek [bu duayı] iki kere [tekrar etti]. Vallahi gökyüzünde bir bulut parçası (kaza’) bile görmüyorduk; [derken] bir bulut oluştu ve yağmur yağdı. [Nebi] minberden inip [namazı] kıldı. [Namazdan sonra] ayrılınca, ertesi Cumaya kadar yağmur yağmaya devam etti. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem [ertesi Cuma] hutbe okumaya kalkınca [insanlar yine] ona doğru bağırdılar: “Evler yıkıldı, yollar kesildi; Allah’a dua et de [bu yağmuru] bizden çeksin!” dediler. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem tebessüm etti, sonra: “Allah’ım! [Yağmuru] üzerimize değil, etrafımıza ver!” buyurdu. Bunun üzerine [bulutlar] Medine üzerinden çekildi; etrafına yağmaya başladı, Medine’ye ise bir damla dahi yağmıyordu. Medine’ye baktım da o, [bulutlar arasında] bir iklîl (taç) gibiydi.