1116. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ حُصَيْنٍ ـ وَكَانَ رَجُلاً مَبْسُورًا ـ وَقَالَ أَبُو مَعْمَرٍ مَرَّةً عَنْ عِمْرَانَ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَلاَةِ الرَّجُلِ وَهْوَ قَاعِدٌ فَقَالَ " مَنْ صَلَّى قَائِمًا فَهْوَ أَفْضَلُ، وَمَنْ صَلَّى قَاعِدًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَائِمِ، وَمَنْ صَلَّى نَائِمًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَاعِدِ ". قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ نَائِمًا عِنْدِي مُضْطَجِعًا هَا هُنَا.
Ebû Ma’mer bize tahdis etti, dedi ki: Abdülvâris bize tahdis etti, dedi ki: Hüseyn el-Muallim bize tahdis etti; Abdullah b. Büreyde’den [naklen] ki, İmrân b. Husayn —ki kendisi basur (mabsûr) olan bir adamdı— [şöyle dedi], Ebû Ma’mer ise bir defasında İmrân’dan [naklederek şöyle] dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e kişinin oturarak kıldığı namazı sordum. [Nebi] şöyle buyurdu: “Kim ayakta kılarsa bu daha üstündür. Kim oturarak kılarsa, ona ayakta kılanın ecrinin yarısı vardır. Kim de yatarak (nâimen) kılarsa, ona da oturarak kılanın ecrinin yarısı vardır.” Ebû Abdullah [Buhârî] dedi ki: Buradaki “nâimen” kelimesi, benim nezdimde “yan üstü yatarak” (mudtaci’an) manasındadır.