Teheccüd (Gece Namazı) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1172. Hadis

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سَجْدَتَيْنِ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَسَجْدَتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ، وَسَجْدَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ، وَسَجْدَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ، وَسَجْدَتَيْنِ بَعْدَ الْجُمُعَةِ، فَأَمَّا الْمَغْرِبُ وَالْعِشَاءُ فَفِي بَيْتِهِ‏.‏ قَالَ ابْنُ أَبِي الزِّنَادِ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ بَعْدَ الْعِشَاءِ فِي أَهْلِهِ‏.‏ تَابَعَهُ كَثِيرُ بْنُ فَرْقَدٍ وَأَيُّوبُ عَنْ نَافِعٍ‏.‏ وَحَدَّثَتْنِي أُخْتِي، حَفْصَةُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي سَجْدَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ بَعْدَ مَا يَطْلُعُ الْفَجْرُ، وَكَانَتْ سَاعَةً لاَ أَدْخُلُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِيهَا‏.‏ تَابَعَهُ كَثِيرُ بْنُ فَرْقَدٍ وَأَيُّوبُ عَنْ نَافِعٍ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ أَبِي الزِّنَادِ عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ عَنْ نَافِعٍ بَعْدَ الْعِشَاءِ فِي أَهْلِهِ‏.‏

Müsedded bize tahdis etti, dedi ki: Yahya b. Saîd bize tahdis etti; Ubeydullah’tan, [o şöyle] dedi: Nâfi’ bize haber verdi; Abdullah b. Ömer radıyallâhu anhumâ’dan [naklen] şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte öğleden önce iki secde (rekât), öğleden sonra iki secde, Akşamdan sonra iki secde, Yatsıdan sonra iki secde ve Cumadan sonra iki secde [namaz] kıldım. Akşam ve Yatsıdan sonraki [namazları] ise evinde kılardı. İbn Ebî’z-Zinâd, Mûsâ b. Ukbe’den, o Nâfi’den [naklen] ‘Yatsıdan sonra ailesinin yanında [kılardı]’ dedi. Kesîr b. Ferka ve Eyyûb da Nâfi’den [rivayetle] ona tabi oldu. [Abdullah b. Ömer devamla şöyle] dedi: Kız kardeşim Hafsa bana; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in şafak söktükten (fecirden) sonra iki hafif secde (rekât) kıldığını tahdis etti. O saat, benim Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına girmediğim bir saatti. Kesîr b. Ferka ve Eyyûb da Nâfi’den [rivayetle] ona tabi oldular. İbn Ebî’z-Zinâd da Mûsâ b. Ukbe’den, o Nâfi’den [naklen] ‘Yatsıdan sonra ailesinin yanında [kılardı]’ diyerek [bu rivayeti desteklemişlerdir].