1184. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ أَبِي حَبِيبٍ، قَالَ سَمِعْتُ مَرْثَدَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ الْيَزَنِيَّ، قَالَ أَتَيْتُ عُقْبَةَ بْنَ عَامِرٍ الْجُهَنِيَّ فَقُلْتُ أَلاَ أُعْجِبُكَ مِنْ أَبِي تَمِيمٍ يَرْكَعُ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ صَلاَةِ الْمَغْرِبِ. فَقَالَ عُقْبَةُ إِنَّا كُنَّا نَفْعَلُهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قُلْتُ فَمَا يَمْنَعُكَ الآنَ قَالَ الشُّغْلُ.
Abdullah b. Yezîd bize tahdis etti, dedi ki: Saîd b. Ebî Eyyûb bize tahdis etti, dedi ki: Yezîd b. Ebî Habîb bana tahdis etti, [o şöyle] dedi: Mersed b. Abdullah el-Yezenî’yi [şöyle] derken işittim: Ukbe b. Âmir el-Cühenî’ye gelip: ‘Ebû Temîm’in hâline şaşmaz mısın? Akşam namazından [farzından] önce iki rekât [namaz] kılıyor’ dedim. Ukbe: ‘Biz bunu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında yapardık’ dedi. ‘Peki şimdi [yapmana] engel olan nedir?’ dedim. ‘Meşguliyet’ dedi.