1353. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَجْمَعُ بَيْنَ رَجُلَيْنِ مِنْ قَتْلَى أُحُدٍ ثُمَّ يَقُولُ " أَيُّهُمْ أَكْثَرُ أَخْذًا لِلْقُرْآنِ ". فَإِذَا أُشِيرَ لَهُ إِلَى أَحَدِهِمَا قَدَّمَهُ فِي اللَّحْدِ فَقَالَ " أَنَا شَهِيدٌ عَلَى هَؤُلاَءِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ". فَأَمَرَ بِدَفْنِهِمْ بِدِمَائِهِمْ وَلَمْ يُغَسِّلْهُمْ.
Abdân bize haber verdi, Abdullah bize haber verdi, Leys b. Sa’d bize haber verdi; [o şöyle] dedi: İbn Şihâb bana Abdurrahman b. Ka’b b. Mâlik’ten, o da Câbir b. Abdullah radıyallâhu anhumâ’dan [naklen] tahdis etti; o [şöyle] dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Uhud şehitlerinden ikişer kişiyi [aynı kabrin içinde] bir araya getiriyor, sonra: “Bunların hangisi Kur’an’ı daha çok hıfzetmişti (almıştı)?” diye soruyordu. Onlardan birine işaret edildiğinde, onu lahitte [diğerinin önüne] koyuyor ve: “Ben kıyamet gününde bunlara [iman ve sadakatlerine] şahidim” buyuruyordu. Onların [yıkanmadan] kanlarıyla gömülmelerini emretti ve [bu sebeple] onlar yıkanmadılar.