Cenazeler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1372. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ شُعْبَةَ، سَمِعْتُ الأَشْعَثَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ يَهُودِيَّةً، دَخَلَتْ عَلَيْهَا، فَذَكَرَتْ عَذَابَ الْقَبْرِ، فَقَالَتْ لَهَا أَعَاذَكِ اللَّهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ‏.‏ فَسَأَلَتْ عَائِشَةُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَذَابِ الْقَبْرِ فَقَالَ ‏"‏ نَعَمْ عَذَابُ الْقَبْرِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ ـ رضى الله عنها ـ فَمَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدُ صَلَّى صَلاَةً إِلاَّ تَعَوَّذَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ‏.‏ زَادَ غُنْدَرٌ ‏"‏ عَذَابُ الْقَبْرِ حَقٌّ ‏"‏‏.‏

Abdân bize haber verdi, babam bana Şu’be’den [naklen] haber verdi; el-Eş’as’ı babasından, o Mesrûk’tan, o da Âişe radıyallâhu anhâ’dan [naklen] işittim; [Âişe şöyle] dedi: Yahudi bir kadın Âişe’nin yanına girdi ve kabir azabından bahsetti. [Ayrılırken] Âişe’ye: “Allah seni kabir azabından korusun” dedi. [Bunun üzerine] Âişe, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e kabir azabı [olup olmadığını] sordu. [Resûlullah]: “Evet, kabir azabı [vardır]” buyurdu. Âişe radıyallâhu anhâ [devamla] şöyle dedi: Artık bundan sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in kıldığı her namazda mutlaka kabir azabından [Allah’a] sığındığını gördüm. —Gundar [ravi Şu’be’den naklen] şu ilaveyi yaptı: “Kabir azabı haktır [gerçektir].”