Zekât Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1430. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ عُقْبَةَ بْنَ الْحَارِثِ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ صَلَّى بِنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْعَصْرَ، فَأَسْرَعَ ثُمَّ دَخَلَ الْبَيْتَ، فَلَمْ يَلْبَثْ أَنْ خَرَجَ، فَقُلْتُ أَوْ قِيلَ لَهُ فَقَالَ ‏ "‏ كُنْتُ خَلَّفْتُ فِي الْبَيْتِ تِبْرًا مِنَ الصَّدَقَةِ، فَكَرِهْتُ أَنْ أُبَيِّتَهُ فَقَسَمْتُهُ ‏"‏‏.‏

Ebû Âsım bize tahdis etti; Ömer b. Saîd’den, o İbn Ebî Müleyke’den [naklen]; Ukbe b. el-Hâris radıyallâhu anh ona tahdis edip şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bize ikindi namazını kıldırdı. [Namazdan sonra] aceleyle [kalktı], eve girdi (gitti). Çok geçmeden [tekrar] çıktı. Ben [bunun sebebini sordum] veya kendisine soruldu. Şöyle buyurdu: “Evde sadaka [malı olan] bir parça altın (tibr) bırakmıştım (unutmuştum). Onu gece evde tutmayı hoş görmedim (kerih t ü en übeyyitehu) ve hemen paylaştırdım.”