Zekât Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1448. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي ثُمَامَةُ، أَنَّ أَنَسًا ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ كَتَبَ لَهُ الَّتِي أَمَرَ اللَّهُ رَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ وَمَنْ بَلَغَتْ صَدَقَتُهُ بِنْتَ مَخَاضٍ وَلَيْسَتْ عِنْدَهُ وَعِنْدَهُ بِنْتُ لَبُونٍ فَإِنَّهَا تُقْبَلُ مِنْهُ، وَيُعْطِيهِ الْمُصَدِّقُ عِشْرِينَ دِرْهَمًا أَوْ شَاتَيْنِ، فَإِنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ بِنْتُ مَخَاضٍ عَلَى وَجْهِهَا، وَعِنْدَهُ ابْنُ لَبُونٍ فَإِنَّهُ يُقْبَلُ مِنْهُ وَلَيْسَ مَعَهُ شَىْءٌ ‏"‏‏.‏

Muhammed b. Abdullah bize tahdis etti, [şöyle] dedi: Babam bana tahdis etti, [şöyle] dedi: Sümâme bana tahdis etti; Enes radıyallâhu anh ona tahdis ederek, Ebû Bekir radıyallâhu anh’ın kendisine Allah’ın Resûlü’ne sallallâhu aleyhi ve sellem emrettiği [zekât hükümlerini içeren mektubu] yazdığını [söyledi. O mektupta şu hüküm vardı]: “Kimin zekât borcu bir bint-i mehad (bir yaşını bitirmiş dişi deve) seviyesine ulaşır da yanında o bulunmaz, fakat bint-i lebûn (iki yaşını bitirmiş dişi deve) bulunursa; ondan bu (bint-i lebûn) kabul edilir. Ancak zekât memuru [aradaki değer farkı olarak] ona yirmi dirhem veya iki koyun verir. Eğer yanında bizzat vermesi gereken bint-i mehad yoksa, fakat ibn-i lebûn (iki yaşını bitirmiş erkek deve) varsa; ondan bu (ibn-i lebûn) kabul edilir ve yanında (ilave olarak) bir şey vermesi gerekmez.”