1474. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، قَالَ سَمِعْتُ حَمْزَةَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَا يَزَالُ الرَّجُلُ يَسْأَلُ النَّاسَ حَتَّى يَأْتِيَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ لَيْسَ فِي وَجْهِهِ مُزْعَةُ لَحْمٍ ". وَقَالَ إِنَّ الشَّمْسَ تَدْنُو يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يَبْلُغَ الْعَرَقُ نِصْفَ الأُذُنِ، فَبَيْنَا هُمْ كَذَلِكَ اسْتَغَاثُوا بِآدَمَ، ثُمَّ بِمُوسَى، ثُمَّ بِمُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم ". وَزَادَ عَبْدُ اللَّهِ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي جَعْفَرٍ " فَيَشْفَعُ لِيُقْضَى بَيْنَ الْخَلْقِ، فَيَمْشِي حَتَّى يَأْخُذَ بِحَلْقَةِ الْبَابِ، فَيَوْمَئِذٍ يَبْعَثُهُ اللَّهُ مَقَامًا مَحْمُودًا، يَحْمَدُهُ أَهْلُ الْجَمْعِ كُلُّهُمْ ". وَقَالَ مُعَلًّى حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ رَاشِدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُسْلِمٍ، أَخِي الزُّهْرِيِّ عَنْ حَمْزَةَ، سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْأَلَةِ.
Yahyâ b. Bükeyr bize tahdis etti, Leys bize tahdis etti; Ubeydullah b. Ebî Cafer’den, [o şöyle] dedi: Hamza b. Abdullah b. Ömer’i işittim, [şöyle] dedi: Abdullah b. Ömer’i radıyallâhu anh işittim, [şöyle] dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kişi insanlardan istemeye (dilenmeye) o kadar devam eder ki, nihayet Kıyamet gününde yüzünde bir parça et olmadığı halde (huzura) gelir.” [Yine Nebi] şöyle buyurdu: “Kıyamet gününde güneş [insanlara] yaklaşır, hatta ter kulakların yarısına kadar ulaşır. Onlar bu durumda iken Adem’den, sonra Musa’dan, sonra da Muhammed’den (hepsine selam olsun) yardım (şefaat) dilerler.” Abdullah [b. Sâlih bir rivayet] ekleyerek [şöyle] dedi: Leys bana tahdis etti, [şöyle] dedi: İbn Ebî Cafer bana: “[Nebi] halk arasında hüküm verilmesi için şefaat eder. Yürüyüp kapının halkasını tutar. İşte o gün Allah onu Makâm-ı Mahmûd’a gönderir (yükseltir). Mahşer halkının tamamı onu över” diyerek [hadisi] tahdis etti. —Muallâ dedi ki: Vüheyb bize tahdis etti; Nu’mân b. Râşid’den, o Zührî’nin kardeşi Abdullah b. Müslim’den, o da Hamza’dan; İbn Ömer’in radıyallâhu anhumâ Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den dilenme hakkında [bu hadisi rivayet ettiğini] işitmiştir—.