1522. Hadis
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ جُبَيْرٍ، أَنَّهُ أَتَى عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ فِي مَنْزِلِهِ وَلَهُ فُسْطَاطٌ وَسُرَادِقٌ، فَسَأَلْتُهُ مِنْ أَيْنَ يَجُوزُ أَنْ أَعْتَمِرَ قَالَ فَرَضَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنًا، وَلأَهْلِ الْمَدِينَةِ ذَا الْحُلَيْفَةِ، وَلأَهْلِ الشَّأْمِ الْجُحْفَةَ.
Mâlik b. İsmâil bize tahdis etti, Züheyr bize tahdis etti, dedi ki: Zeyd b. Cübeyr bana tahdis etti; o Abdullah b. Ömer’e radıyallâhu anhumâ evinde gitmişti. (Evinin bahçesinde) onun büyük bir çadırı (fustât) ve gölgeliği (sürâdık) vardı. Ona: “Nereden umre yapmam caiz olur?” diye sordum. [İbn Ömer] dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Necid halkı için Karn’ı, Medine halkı için Zülhuleyfe’yi, Şam halkı için de Cuhfe’yi (mîkât olarak) farz kıldı/belirledi.”