1751. Hadis
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا طَلْحَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ كَانَ يَرْمِي الْجَمْرَةَ الدُّنْيَا بِسَبْعِ حَصَيَاتٍ، يُكَبِّرُ عَلَى إِثْرِ كُلِّ حَصَاةٍ، ثُمَّ يَتَقَدَّمُ حَتَّى يُسْهِلَ فَيَقُومَ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ فَيَقُومُ طَوِيلاً، وَيَدْعُو وَيَرْفَعُ يَدَيْهِ، ثُمَّ يَرْمِي الْوُسْطَى، ثُمَّ يَأْخُذُ ذَاتَ الشِّمَالِ فَيَسْتَهِلُ وَيَقُومُ مُسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةِ فَيَقُومُ طَوِيلاً وَيَدْعُو وَيَرْفَعُ يَدَيْهِ، وَيَقُومُ طَوِيلاً، ثُمَّ يَرْمِي جَمْرَةَ ذَاتِ الْعَقَبَةِ مِنْ بَطْنِ الْوَادِي، وَلاَ يَقِفُ عِنْدَهَا ثُمَّ يَنْصَرِفُ فَيَقُولُ هَكَذَا رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَفْعَلُهُ.
Osman b. Ebû Şeybe bize tahdis etti, Talha b. Yahyâ bize tahdis etti, Yûnus bize tahdis etti; Zührî’den, o Sâlim’den, o da İbn Ömer’den radıyallâhu anhumâ [naklen]; şöyle dedi: O (İbn Ömer), birinci cemreye (Cemre-i Suğrâ’ya) yedi taş atar, her taşın peşinden tekbir getirirdi. Sonra ilerler, düzlüğe çıkınca kıbleye yönelerek uzun süre ayakta durur, ellerini kaldırarak dua ederdi. Sonra orta cemreyi atar, sonra sol tarafa sapıp düzlüğe çıkar ve kıbleye yönelerek uzun süre ayakta durur, ellerini kaldırarak dua eder ve (orada) uzun süre beklerdi. Sonra Akabe Cemresi’ni vadinin içinden (aşağısından) atar, orada beklemez ve (oradan) ayrılırdı. (İbn Ömer): “Resûlullah’ı sallallâhu aleyhi ve sellem işte böyle yaparken gördüm” derdi.