1816. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَصْبِهَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْقِلٍ، قَالَ جَلَسْتُ إِلَى كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ فَسَأَلْتُهُ عَنِ الْفِدْيَةِ، فَقَالَ نَزَلَتْ فِيَّ خَاصَّةً، وَهْىَ لَكُمْ عَامَّةً، حُمِلْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْقَمْلُ يَتَنَاثَرُ عَلَى وَجْهِي فَقَالَ " مَا كُنْتُ أُرَى الْوَجَعَ بَلَغَ بِكَ مَا أَرَى أَوْ مَا كُنْتُ أُرَى الْجَهْدَ بَلَغَ بِكَ مَا أَرَى، تَجِدُ شَاةً ". فَقُلْتُ لاَ. فَقَالَ " فَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ، أَوْ أَطْعِمْ سِتَّةَ مَسَاكِينَ، لِكُلِّ مِسْكِينٍ نِصْفَ صَاعٍ ".
Ebû’l-Velîd bize tahdis etti, Şu’be bize tahdis etti; Abdurrahman b. el-Esbahânî’den, o Abdullah b. Ma’kıl’den [naklen]; dedi ki: Ka’b b. Ucre’nin radıyallâhu anh yanına oturdum ve ona fidye konusunu sordum. [Ka’b] şöyle dedi: “Bu (âyet) özel olarak benim hakkımda nazil oldu, ancak (hükmü) genel olarak hepiniz içindir. Yüzüme bitler dökülüyorken Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e götürüldüm. [Nebi]: ‘Sıkıntının (acının) seni gördüğüm şu dereceye kadar ulaştığını sanmıyordum —veya ‘zorluğun seni gördüğüm şu dereceye kadar ulaştığını sanmıyordum’ dedi—. [Kurban edecek] bir koyun bulabilir misin?’ buyurdu. Ben: ‘Hayır’ dedim. Bunun üzerine [Nebi]: ‘Öyleyse üç gün oruç tut veya her bir yoksula yarım sâ’ [ölçüsünde gıda] düşecek şekilde altı yoksulu doyur’ buyurdu.”