1824. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ ـ هُوَ ابْنُ مَوْهَبٍ ـ قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ حَاجًّا، فَخَرَجُوا مَعَهُ فَصَرَفَ طَائِفَةً مِنْهُمْ، فِيهِمْ أَبُو قَتَادَةَ فَقَالَ خُذُوا سَاحِلَ الْبَحْرِ حَتَّى نَلْتَقِيَ. فَأَخَذُوا سَاحِلَ الْبَحْرِ، فَلَمَّا انْصَرَفُوا أَحْرَمُوا كُلُّهُمْ إِلاَّ أَبُو قَتَادَةَ لَمْ يُحْرِمْ، فَبَيْنَمَا هُمْ يَسِيرُونَ إِذْ رَأَوْا حُمُرَ وَحْشٍ، فَحَمَلَ أَبُو قَتَادَةَ عَلَى الْحُمُرِ، فَعَقَرَ مِنْهَا أَتَانًا، فَنَزَلُوا فَأَكَلُوا مِنْ لَحْمِهَا، وَقَالُوا أَنَأْكُلُ لَحْمَ صَيْدٍ وَنَحْنُ مُحْرِمُونَ فَحَمَلْنَا مَا بَقِيَ مِنْ لَحْمِ الأَتَانِ، فَلَمَّا أَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا كُنَّا أَحْرَمْنَا وَقَدْ كَانَ أَبُو قَتَادَةَ لَمْ يُحْرِمْ، فَرَأَيْنَا حُمُرَ وَحْشٍ فَحَمَلَ عَلَيْهَا أَبُو قَتَادَةَ، فَعَقَرَ مِنْهَا أَتَانًا، فَنَزَلْنَا فَأَكَلْنَا مِنْ لَحْمِهَا ثُمَّ قُلْنَا أَنَأْكُلُ لَحْمَ صَيْدٍ وَنَحْنُ مُحْرِمُونَ فَحَمَلْنَا مَا بَقِيَ مِنْ لَحْمِهَا. قَالَ " مِنْكُمْ أَحَدٌ أَمَرَهُ أَنْ يَحْمِلَ عَلَيْهَا، أَوْ أَشَارَ إِلَيْهَا ". قَالُوا لاَ. قَالَ " فَكُلُوا مَا بَقِيَ مِنْ لَحْمِهَا ".
Mûsâ b. İsmâil bize tahdis etti, Ebû Avâne [el-Vaddâh] bize tahdis etti, Osmân —ki o [Osmân] b. Mevheb’dir— bize tahdis etti; Abdullah b. Ebû Katâde’den [naklen], babası [Ebû Katâde] radıyallâhu anh kendisine şöyle haber vermiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hac için yola çıkmıştı, ashabı da O’nunla birlikte [yola] çıktılar. (Yolun bir yerinde) içlerinde Ebû Katâde’nin de bulunduğu bir grubu ayırıp: “Deniz sahilini takip edin ki (ileride) buluşalım” buyurdu. [Grup] deniz sahilini takip etti. Onlar (sahile doğru) yöneldiklerinde, Ebû Katâde hariç hepsi ihrama girdiler; Ebû Katâde ise ihrama girmemişti. Onlar (yolda) ilerliyorken birden yaban eşekleri gördüler. Ebû Katâde yaban eşeklerine saldırıp onlardan bir dişi yaban eşeğini [atan] yaralayıp [öldürdü]. Konaklayıp onun etinden yediler. (Yedikten sonra): “Biz ihramlı olduğumuz hâlde av eti mi yiyoruz?” dediler. [Bunun üzerine] dişi yaban eşeğinden kalan eti [yanlarında] taşıdılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e ulaştıklarında: “Ey Allah’ın Resûlü! Biz ihrama girmiştik, Ebû Katâde ise ihrama girmemişti. Derken yaban eşekleri gördük, Ebû Katâde onlara saldırıp bir dişi yaban eşeğini yaralayıp [öldürdü]. Konaklayıp onun etinden yedik, sonra: ‘Biz ihramlıyken av eti mi yiyoruz?’ dedik ve ondan geri kalanını [buraya] taşıdık” dediler. [Nebi]: “İçinizden biri ona saldırmasını emretti mi veya ona [hayvana doğru] işaret etti mi?” diye sordu. Onlar: “Hayır” dediler. Bunun üzerine [Nebi]: “Öyleyse kalan etten yiyin” buyurdu.