1960. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ ذَكْوَانَ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذٍ، قَالَتْ أَرْسَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم غَدَاةَ عَاشُورَاءَ إِلَى قُرَى الأَنْصَارِ " مَنْ أَصْبَحَ مُفْطِرًا فَلْيُتِمَّ بَقِيَّةَ يَوْمِهِ، وَمَنْ أَصْبَحَ صَائِمًا فَلْيَصُمْ ". قَالَتْ فَكُنَّا نَصُومُهُ بَعْدُ، وَنُصَوِّمُ صِبْيَانَنَا، وَنَجْعَلُ لَهُمُ اللُّعْبَةَ مِنَ الْعِهْنِ، فَإِذَا بَكَى أَحَدُهُمْ عَلَى الطَّعَامِ أَعْطَيْنَاهُ ذَاكَ، حَتَّى يَكُونَ عِنْدَ الإِفْطَارِ.
Musaddad bize tahdis etti, Bişr b. el-Mufaddal bize tahdis etti, Hâlid b. Zekvân bize tahdis etti; er-Rubayyi’ bint Muavviz radıyallâhu anhâ’dan [naklen]; şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Âşûrâ sabahı Ensâr köylerine (şu haberi) gönderdi: “Kim sabaha (oruca niyet etmeden) oruçsuz başlamışsa günün geri kalanını (hiçbir şey yemeden) tamamlasın (felyütimme bakıyyete yevmihî). Kim de sabaha oruçlu başlamışsa orucuna devam etsin (felyasum).” (er-Rubayyi’) dedi ki: Biz bundan sonra (Âşûrâ günü) oruç tutardık ve çocuklarımıza da oruç tuttururduk. Onlar için boyalı yünden (ihn) oyuncak yapardık; onlardan biri yemek için ağladığında, iftar vaktine kadar (oyalansın diye) o oyuncağı kendisine verirdik.