136. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، عَنْ نُعَيْمٍ الْمُجْمِرِ، قَالَ رَقِيتُ مَعَ أَبِي هُرَيْرَةَ عَلَى ظَهْرِ الْمَسْجِدِ، فَتَوَضَّأَ فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ أُمَّتِي يُدْعَوْنَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ غُرًّا مُحَجَّلِينَ مِنْ آثَارِ الْوُضُوءِ، فَمَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمْ أَنْ يُطِيلَ غُرَّتَهُ فَلْيَفْعَلْ ".
Yahya b. Bükeyr bize tahdis etti, dedi ki: Leys bize tahdis etti; Halid’den; [o] Said b. Ebi Hilal’den; [o] Nuaym el-Mücmir’den; [o] dedi ki: Ebu Hureyre ile beraber mescidin damına çıktım. Abdest aldı ve dedi ki: Ben Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim: “Şüphesiz benim ümmetim Kıyamet Gününde abdest eserinden dolayı yüzleri nurlu (gurran), el ve ayakları parlak (muhaccelin) olarak çağrılacaklardır. Sizden kim parlaklığını (nuru/alın aydınlığını) uzatmaya güç yetirirse bunu yapsın.”