2371. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْخَيْلُ لِرَجُلٍ أَجْرٌ، وَلِرَجُلٍ سِتْرٌ، وَعَلَى رَجُلٍ وِزْرٌ، فَأَمَّا الَّذِي لَهُ أَجْرٌ فَرَجُلٌ رَبَطَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَأَطَالَ بِهَا فِي مَرْجٍ أَوْ رَوْضَةٍ، فَمَا أَصَابَتْ فِي طِيَلِهَا ذَلِكَ مِنَ الْمَرْجِ أَوِ الرَّوْضَةِ كَانَتْ لَهُ حَسَنَاتٍ، وَلَوْ أَنَّهُ انْقَطَعَ طِيَلُهَا فَاسْتَنَّتْ شَرَفًا أَوْ شَرَفَيْنِ كَانَتْ آثَارُهَا وَأَرْوَاثُهَا حَسَنَاتٍ لَهُ، وَلَوْ أَنَّهَا مَرَّتْ بِنَهَرٍ فَشَرِبَتْ مِنْهُ وَلَمْ يُرِدْ أَنْ يَسْقِيَ كَانَ ذَلِكَ حَسَنَاتٍ لَهُ، فَهِيَ لِذَلِكَ أَجْرٌ، وَرَجُلٌ رَبَطَهَا تَغَنِّيًا وَتَعَفُّفًا ثُمَّ لَمْ يَنْسَ حَقَّ اللَّهِ فِي رِقَابِهَا وَلاَ ظُهُورِهَا، فَهِيَ لِذَلِكَ سِتْرٌ، وَرَجُلٌ رَبَطَهَا فَخْرًا وَرِيَاءً وَنِوَاءً لأَهْلِ الإِسْلاَمِ، فَهِيَ عَلَى ذَلِكَ وِزْرٌ ". وَسُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْحُمُرِ فَقَالَ " مَا أُنْزِلَ عَلَىَّ فِيهَا شَىْءٌ إِلاَّ هَذِهِ الآيَةُ الْجَامِعَةُ الْفَاذَّةُ {َمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ * وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ }"
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, [o] dedi ki: Mâlik b. Enes bize haber verdi. [O] Zeyd b. Eslem’den; [o] Ebû Sâlih es-Semmân’dan; [o da] Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “At [sahibi olan] bir adam için ecir, bir diğeri için [fakirliğe karşı] bir örtü (sitr), bir başkası için ise bir günahtır (vizr). Kendisine ecir getiren o kimsedir ki; atını Allah yolunda [cihad için] besler, onu geniş bir çayırda veya bahçede uzun bir iple (tiyel) bağlar. At o ipin elverdiği ölçüde çayırdan veya bahçeden ne yerse, bunlar sahibi için birer hasene (sevap) olur. Eğer atın ipi kopar da bir veya iki tepe aşarak koşarsa (festennet), onun ayak izleri ve gübreleri de sahibi için birer hasene olur. Eğer o [at] bir nehre uğrar da —sahibi onu sulamak istemediği halde— ondan içerse, bu da sahibi için birer hasene olur. İşte bu durumdaki at, sahibi için bir ecirdir. Diğer bir adam ise; atını [başka birine] ihtiyaç duymamak (teganî) ve iffetini korumak için besler, sonra onun boyunları (üzerindeki zekâtı) ve sırtları (hak yolda kullanılması) hususunda Allah’ın hakkını unutmaz. İşte bu at, sahibi için bir örtüdür. Başka bir adam da vardır ki; atını gururlanmak (fahran), gösteriş yapmak ve İslam ehline düşmanlık etmek (nivâen) için besler. İşte bu at, sahibi üzerine bir günahtır.” Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e eşekler hakkında sorulduğunda [Resûlullah]: “Şu kapsamlı ve biricik ayet dışında bu konuda bana bir şey indirilmedi: { فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ * وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ } ‘Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görür; kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onu görür’ (Zilzâl, 7-8)” buyurdu.