2478. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ، وَحَوْلَ الْكَعْبَةِ ثَلاَثُمِائَةٍ وَسِتُّونَ نُصُبًا فَجَعَلَ يَطْعَنُهَا بِعُودٍ فِي يَدِهِ وَجَعَلَ يَقُولُ {جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ} الآيَةَ.
Alî b. Abdullah bize tahdis etti, [o] dedi ki: Süfyân bize tahdis etti, [o] dedi ki: İbn Ebî Necîh bize tahdis etti. [O] Mücâhid’den; [o] Ebû Ma’mer’den; [o da] Abdullah b. Mes’ûd radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Mekke’ye girdiğinde, Kâbe’nin etrafında üç yüz altmış tane dikili taş (nusub/put) vardı. Elindeki bir değnekle onlara dürtmeye başladı ve: { جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ } ‘Hak geldi, batıl yok oldu...’ ayetini (İsrâ, 81) okuyordu.”