2588. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَتْ عَائِشَةُ ـ رضى الله عنها ـ لَمَّا ثَقُلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَاشْتَدَّ وَجَعُهُ اسْتَأْذَنَ أَزْوَاجَهُ أَنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِي، فَأَذِنَّ لَهُ، فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ، تَخُطُّ رِجْلاَهُ الأَرْضَ، وَكَانَ بَيْنَ الْعَبَّاسِ، وَبَيْنَ رَجُلٍ آخَرَ. فَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ فَذَكَرْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَالَتْ عَائِشَةُ، فَقَالَ لِي وَهَلْ تَدْرِي مَنِ الرَّجُلُ الَّذِي لَمْ تُسَمِّ عَائِشَةُ قُلْتُ لاَ. قَالَ هُوَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ.
İbrahim b. Musa bize tahdis etti. [Dedi ki]: Hişam bize haber verdi. [O] Mamer'den, [o] Zühri'den [nakletti]. [Zühri] dedi ki: Bana Ubeydullah b. Abdullah haber verdi [ki] Aişe —radıyallahu anha— şöyle demiştir: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— ağırlaşıp ağrısı şiddetlendiğinde, benim evimde hastalığına bakılması için eşlerinden izin istedi. Ona izin verdiler. İki adam arasında —ayakları yerde sürünerek— çıktı. [O sırada] Abbas ile başka bir adam arasındaydı. Ubeydullah dedi ki: İbn Abbas'a Aişe'nin söylediklerini zikrettim. Bana: “Aişe'nin ismini vermediği o adamın kim olduğunu biliyor musun?” dedi. Ben: “Hayır,” dedim. O: “O, Ali b. Ebi Talib'dir,” dedi.