2902. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ أَبُو طَلْحَةَ يَتَتَرَّسُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِتُرْسٍ وَاحِدٍ، وَكَانَ أَبُو طَلْحَةَ حَسَنَ الرَّمْىِ، فَكَانَ إِذَا رَمَى تَشَرَّفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَيَنْظُرُ إِلَى مَوْضِعِ نَبْلِهِ.
Bize Ahmed b. Muhammed tahdis etti. Bize Abdullah haber verdi. Bize el-Evzâî haber verdi. O İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha’dan, o Enes b. Mâlik’ten (r.a.) [naklettiğine göre]; o şöyle dedi: Ebû Talha, Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— ile tek bir kalkanın arkasına sığınırdı (tek kalkanla korunurdu). Ebû Talha iyi bir ok atıcısıydı. O (ok) attığı zaman Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— (başını kaldırıp) yükselir ve onun okunun (düştüğü) yere bakardı.