2999. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي قَالَ، سُئِلَ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ ـ رضى الله عنهما ـ كَانَ يَحْيَى يَقُولُ وَأَنَا أَسْمَعُ فَسَقَطَ عَنِّي ـ عَنْ مَسِيرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، قَالَ فَكَانَ يَسِيرُ الْعَنَقَ، فَإِذَا وَجَدَ فَجْوَةً نَصَّ. وَالنَّصُّ فَوْقَ الْعَنَقِ.
Bize Muhammed b. el-Müsenna tahdis etti. Bize Yahyâ tahdis etti. Hişâm’dan, o da babasından [naklederek şunları] haber verdi: Üsâme b. Zeyd’e —radıyallâhu anhumâ—, Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’in Vedâ Haccı’ndaki yürüyüşü (hızı) sorulmuş. (Muhammed b. el-Müsenna dedi ki: Yahyâ bunu naklederken ben [detayları] işitiyordum fakat o kısımlar zihnimden uçup gitti.) Üsâme şöyle cevap verdi: 'O, (anak denilen) orta karar bir hızla giderdi; (insanlar arasında) bir boşluk (açıklık) bulduğunda ise (nas denilen şekilde) hızlanırdı.' Nas, anak yürüyüşünden daha süratli olanıdır.