3000. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي زَيْدٌ ـ هُوَ ابْنُ أَسْلَمَ ـ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ بِطَرِيقِ مَكَّةَ، فَبَلَغَهُ عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ أَبِي عُبَيْدٍ شِدَّةُ وَجَعٍ، فَأَسْرَعَ السَّيْرَ حَتَّى إِذَا كَانَ بَعْدَ غُرُوبِ الشَّفَقِ، ثُمَّ نَزَلَ فَصَلَّى الْمَغْرِبَ وَالْعَتَمَةَ، يَجْمَعُ بَيْنَهُمَا، وَقَالَ إِنِّي رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم إِذَا جَدَّ بِهِ السَّيْرُ أَخَّرَ الْمَغْرِبَ وَجَمَعَ بَيْنَهُمَا.
Bize Saîd b. Ebû Meryem tahdis etti. Bize Muhammed b. Ca'fer haber verdi. Zeyd b. Eslem bana haber verdi. Babasından [naklederek şunları] dedi ki: 'Mekke yolunda Abdullah b. Ömer —radıyallâhu anhumâ— ile birlikteydim. Ona (hanımı) Safiyye bint Ebû Ubeyd’in şiddetli bir rahatsızlığı olduğu haberi ulaştı. Bunun üzerine yolculuğunu hızlandırdı ve şafak batana kadar devam etti. Sonra binitinden indi, akşam ile yatsı namazlarını cem ederek kıldı. Ardından şöyle dedi: Ben Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’i, yoluna süratle devam etmek istediğinde akşam namazını geciktirip bu iki namazı (akşam ve yatsıyı) cem ederken (birlikte kılarken) gördüm.'