3042. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ الْبَرَاءَ ـ رضى الله عنه ـ فَقَالَ يَا أَبَا عُمَارَةَ، أَوَلَّيْتُمْ يَوْمَ حُنَيْنٍ قَالَ الْبَرَاءُ وَأَنَا أَسْمَعُ أَمَّا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يُوَلِّ يَوْمَئِذٍ، كَانَ أَبُو سُفْيَانَ بْنُ الْحَارِثِ آخِذًا بِعِنَانِ بَغْلَتِهِ، فَلَمَّا غَشِيَهُ الْمُشْرِكُونَ نَزَلَ، فَجَعَلَ يَقُولُ أَنَا النَّبِيُّ لاَ كَذِبْ، أَنَا ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبْ قَالَ فَمَا رُئِيَ مِنَ النَّاسِ يَوْمَئِذٍ أَشَدُّ مِنْهُ.
Bize Ubeydullah tahdis etti. İsrâil’den, o da Ebû İshâk’tan [naklederek] şöyle dedi: Bir adam Berâ (b. Âzib) —radıyallâhu anh—’a gelerek: 'Ey Ebû Umâre! Siz Huneyn günü (düşman önünden) kaçtınız mı?' diye sordu. Ben de dinlerken Berâ şöyle dedi: 'Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—’e gelince; o gün o asla arkasını dönüp kaçmamıştır. Ebû Süfyân b. el-Hâris onun katırının yularından tutmaktaydı. Müşrikler her taraftan üzerine hücum edip etrafını sarınca katırından aşağı indi ve: «Ben Nebiyim, (bu bir hakikattir) yalan yok! Ben Abdülmuttalib’in torunuyum!» diye haykırmaya başladı.' Berâ (sözlerini şöyle tamamladı): 'Vallâhi o gün insanlar içinde ondan daha çetin ve cesur (vakar sahibi) biri görülmedi!'