3068. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّ عَبْدًا، لاِبْنِ عُمَرَ أَبَقَ فَلَحِقَ بِالرُّومِ، فَظَهَرَ عَلَيْهِ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ، فَرَدَّهُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ، وَأَنَّ فَرَسًا لاِبْنِ عُمَرَ عَارَ فَلَحِقَ بِالرُّومِ، فَظَهَرَ عَلَيْهِ فَرَدُّوهُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ. قَالَ أَبُو عَبْد اللَّهِ عَارَ مُشْتَقٌّ مِنْ الْعَيْرِ وَهُوَ حِمَارُ وَحْشٍ أَيْ هَرَبَ
Bize Muhammed b. Beşşâr tahdis etti. Bize Yahyâ tahdis etti. Ubeydullah’tan [nakledildi]; dedi ki: Nâfi’ bana şöyle haber verdi: İbn Ömer’in bir kölesi kaçıp Rum (Bizans) topraklarına sığınmıştı. Hâlid b. el-Velîd (komutasındaki ordu Rumlara) galip gelince, o köleyi Abdullah’a (İbn Ömer) geri verdi. Yine İbn Ömer’in bir atı ürküp kaçarak Rumlara gitmişti. Müslümanlar (orayı fethedip) galip gelince, atı da Abdullah’a iade ettiler. Ebû Abdullah (Buhârî) der ki: (Hadiste geçen) 'Âre' kelimesi, yaban eşeği manasına gelen 'ayr'dan türemiş olup, hayvanın (sahibinden) kaçması demektir.