3136. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا بُرَيْدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَلَغَنَا مَخْرَجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ بِالْيَمَنِ فَخَرَجْنَا مُهَاجِرِينَ إِلَيْهِ، أَنَا وَأَخَوَانِ لِي، أَنَا أَصْغَرُهُمْ، أَحَدُهُمَا أَبُو بُرْدَةَ وَالآخَرُ أَبُو رُهْمٍ، إِمَّا قَالَ فِي بِضْعٍ، وَإِمَّا قَالَ فِي ثَلاَثَةٍ وَخَمْسِينَ أَوِ اثْنَيْنِ وَخَمْسِينَ رَجُلاً مِنْ قَوْمِي فَرَكِبْنَا سَفِينَةً، فَأَلْقَتْنَا سَفِينَتُنَا إِلَى النَّجَاشِيِّ بِالْحَبَشَةِ، وَوَافَقْنَا جَعْفَرَ بْنَ أَبِي طَالِبٍ وَأَصْحَابَهُ عِنْدَهُ فَقَالَ جَعْفَرٌ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَنَا هَا هُنَا، وَأَمَرَنَا بِالإِقَامَةِ فَأَقِيمُوا مَعَنَا. فَأَقَمْنَا مَعَهُ، حَتَّى قَدِمْنَا جَمِيعًا، فَوَافَقْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حِينَ افْتَتَحَ خَيْبَرَ، فَأَسْهَمَ لَنَا. أَوْ قَالَ فَأَعْطَانَا مِنْهَا. وَمَا قَسَمَ لأَحَدٍ غَابَ عَنْ فَتْحِ خَيْبَرَ مِنْهَا شَيْئًا، إِلاَّ لِمَنْ شَهِدَ مَعَهُ، إِلاَّ أَصْحَابَ سَفِينَتِنَا مَعَ جَعْفَرٍ وَأَصْحَابِهِ، قَسَمَ لَهُمْ مَعَهُمْ.
Bize Muhammed b. el-Alâ tahdis etti. Bize Ebû Üsâme tahdis etti. Bize Büreyd b. Abdullah, Ebû Bürde’den, o da Ebû Mûsâ [el-Eş’arî]’den —radıyallâhu anh— [naklederek şunları] tahdis etti: Biz Yemen’deyken Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem—’in (Medine’ye) hicret ettiği haberi bize ulaştı. Bunun üzerine ben ve iki kardeşim —ben en küçükleriydim, biri Ebû Bürde, diğeri Ebû Rühm idi— kavmimden elli iki veya elli üç kişiyle birlikte O’na hicret etmek üzere yola çıktık. Bir gemiye bindik; fakat gemimiz bizi Habeşistan’da Necâşî’nin yanına ulaştırdı. Orada Ca’fer b. Ebû Tâlib ve arkadaşlarıyla karşılaştık. Ca’fer: 'Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— bizi buraya gönderdi ve burada kalmamızı emretti; siz de bizimle kalın!' dedi. Biz bir müddet onunla beraber orada kaldık, nihayet (Medine tarafına geçmek üzere) hep birlikte yola çıktık. Biz vardığımızda Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— Hayber’i yeni fethetmişti; Efendimiz bize de (ganimetten) pay ayırdı. Hâlbuki Efendimiz, Hayber fethinde hazır bulunmayanlar dışında —sadece fetih esnasında yanında olanlara pay verirdi— hiç kimseye ganimetten bir şey vermemişti. Ancak bizim gemi halkı ile Ca’fer ve arkadaşlarını istisna tutarak onlara da pay verdi.