3152. Hadis
حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، أَجْلَى الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى مِنْ أَرْضِ الْحِجَازِ، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا ظَهَرَ عَلَى أَهْلِ خَيْبَرَ أَرَادَ أَنْ يُخْرِجَ الْيَهُودَ مِنْهَا، وَكَانَتِ الأَرْضُ لَمَّا ظَهَرَ عَلَيْهَا لِلْيَهُودِ وَلِلرَّسُولِ وَلِلْمُسْلِمِينَ، فَسَأَلَ الْيَهُودُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَتْرُكَهُمْ عَلَى أَنْ يَكْفُوا الْعَمَلَ، وَلَهُمْ نِصْفُ الثَّمَرِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نُقِرُّكُمْ عَلَى ذَلِكَ مَا شِئْنَا ". فَأُقِرُّوا حَتَّى أَجْلاَهُمْ عُمَرُ فِي إِمَارَتِهِ إِلَى تَيْمَاءَ وَأَرِيحَا.
Bana Ahmed b. el-Mikdâm tahdis etti. Bize el-Fudayl b. Süleymân tahdis etti. Bize Mûsâ b. Ukbe tahdis etti; bana Nâfi, İbn Ömer’den —radıyallâhu anhumâ— şöyle haber verdi: Ömer b. el-Hattâb, Hicaz topraklarından Yahudi ve Hristiyanları çıkardı. Aslında Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem— Hayber halkına galip geldiğinde oradaki Yahudileri çıkarmak istemişti. Çünkü Hayber arazisi fethedildiğinde mülkiyeti; (işletmeci olan) Yahudilere, Resulullah’a ve diğer Müslümanlara ait hale gelmişti. Yahudiler, işleri (ziraati) yürütmek ve mahsulün yarısını almak şartıyla orada kalmalarına izin vermesi için Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—’den ricada bulundular. Resûlullah —sallallâhu aleyhi ve sellem—: 'Dilediğimiz süre boyunca sizi bu şartla burada tutuyoruz.' buyurdu. Onlar, ta ki Ömer kendi halifeliği döneminde onları Teymâ ve Erîhâ’ya gönderene kadar orada kalmaya devam ettiler.