3167. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدٌ الْمَقْبُرِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَيْنَمَا نَحْنُ فِي الْمَسْجِدِ خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " انْطَلِقُوا إِلَى يَهُودَ ". فَخَرَجْنَا حَتَّى جِئْنَا بَيْتَ الْمِدْرَاسِ فَقَالَ " أَسْلِمُوا تَسْلَمُوا، وَاعْلَمُوا أَنَّ الأَرْضَ لِلَّهِ وَرَسُولِهِ، وَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجْلِيَكُمْ مِنْ هَذِهِ الأَرْضِ، فَمَنْ يَجِدْ مِنْكُمْ بِمَالِهِ شَيْئًا فَلْيَبِعْهُ، وَإِلاَّ فَاعْلَمُوا أَنَّ الأَرْضَ لِلَّهِ وَرَسُولِهِ ".
Bize Abdullah b. Yûsuf tahdis etti. Bize el-Leys tahdis etti; bana Saîd el-Makburî babasından, o da Ebû Hureyre’den —radıyallâhu anh— şöyle dediğini nakletti: Biz (Mescid-i Nebevî’de) oturduğumuz sırada Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— çıkageldi ve: 'Haydi Yahudilere gidelim!' buyurdu. Biz de O’nunla beraber çıktık ve Beytü’l-Midrâs’a [Yahudilerin ilim merkezine] vardık. Efendimiz onlara hitaben: 'Müslüman olun ki selamete eresiniz! İyi bilin ki yeryüzü Allah ve Resûlü’nündür. Ben sizi bu topraklardan çıkarmayı [tahliye etmeyi] murat ediyorum. Kimin (taşınmaz) mallarından alıcı bulan/talibi olan olursa hemen satsın! Şayet (satmazsanız) bilin ki yeryüzü Allah ve Resûlü’ne aittir!' buyurdu.