3229. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُلَيْحٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ أَحَدَكُمْ فِي صَلاَةٍ مَا دَامَتِ الصَّلاَةُ تَحْبِسُهُ، وَالْمَلاَئِكَةُ تَقُولُ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ. مَا لَمْ يَقُمْ مِنْ صَلاَتِهِ أَوْ يُحْدِثْ ".
Bize İbrâhîm b. el-Münzir tahdis etti. Bize Muhammed b. Füleyh tahdis etti. Bana babam tahdis etti; o Hilâl b. Ali’den, o Abdurrahman b. Ebû Amra’dan, o da Ebû Hureyre’den —radıyallâhu anh— şöyle nakletti: Nebi —sallallâhu aleyhi ve sellem— şöyle buyurmuştur: 'Sizden biriniz, namaz (vaktini beklemek) kendisini alıkoyduğu müddetçe namazda sayılır. Kişi namaz kıldığı yerden ayrılmadığı veya abdestini bozmadığı sürece melekler onun için; «Allah’ım! Onu bağışla, ona merhamet et!» diye dua ederler.'