3439. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو ضَمْرَةَ، حَدَّثَنَا مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ ذَكَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا بَيْنَ ظَهْرَىِ النَّاسِ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ، فَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِأَعْوَرَ، أَلاَ إِنَّ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ أَعْوَرُ الْعَيْنِ الْيُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ ". " وَأَرَانِي اللَّيْلَةَ عِنْدَ الْكَعْبَةِ فِي الْمَنَامِ، فَإِذَا رَجُلٌ آدَمُ كَأَحْسَنِ مَا يُرَى مِنْ أُدْمِ الرِّجَالِ، تَضْرِبُ لِمَّتُهُ بَيْنَ مَنْكِبَيْهِ، رَجِلُ الشَّعَرِ، يَقْطُرُ رَأْسُهُ مَاءً، وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى مَنْكِبَىْ رَجُلَيْنِ وَهْوَ يَطُوفُ بِالْبَيْتِ. فَقُلْتُ مَنْ هَذَا فَقَالُوا هَذَا الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ. ثُمَّ رَأَيْتُ رَجُلاً وَرَاءَهُ جَعْدًا قَطَطًا أَعْوَرَ عَيْنِ الْيُمْنَى كَأَشْبَهِ مَنْ رَأَيْتُ بِابْنِ قَطَنٍ، وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى مَنْكِبَىْ رَجُلٍ، يَطُوفُ بِالْبَيْتِ، فَقُلْتُ مَنْ هَذَا قَالُوا الْمَسِيحُ الدَّجَّالُ ". تَابَعَهُ عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ.
İbrahim b. el-Münzir bize söyledi, [dedi ki]: Ebû Damre bize söyledi, [dedi ki]: Musa bize söyledi; [o] Nâfi'den [nakletti] ki, Abdullah (b. Ömer) şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün insanların arasında Mesih Deccâl'i zikretti ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah kör (a'ver) değildir. Dikkat edin! Mesih Deccâl'in sağ gözü kördür. Sanki onun gözü (salkımdan) dışarı fırlamış (tâfiye) bir üzüm tanesi gibidir." (Nebi devamla şöyle buyurdu): "Bu gece rüyada, kendimi Kabe'nin yanında gördüm. Bir de baktım ki, esmer erkeklerin en güzeli (olan) esmer bir adam! Saçları (kulak yumuşağı ile) iki omzu arasına dökülüyordu. Saçı düz-kıvırcık arasıydı (racil). Başından su damlıyordu. Ellerini iki adamın omuzlarına koymuş, Beyt'i (Kabe'yi) tavaf ediyordu. 'Bu kimdir?' dedim. 'Bu Mesih İbn Meryem'dir' dediler. Sonra onun arkasında, çok kıvırcık saçlı, sağ gözü kör, İbn Katan'a, gördüğüm kimselerin en çok benzeyeni olan bir adam gördüm. Ellerini bir adamın omuzlarına koymuş, Beyt'i tavaf ediyordu. 'Bu kimdir?' dedim. 'Mesih Deccâl'dir' dediler." Ubeydullah, Nâfi'den (rivayetle) ona (Musa'ya) tabi olmuştur.