3447. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ النُّعْمَانِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تُحْشَرُونَ حُفَاةً عُرَاةً غُرْلاً، ثُمَّ قَرَأَ {كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ} فَأَوَّلُ مَنْ يُكْسَى إِبْرَاهِيمُ، ثُمَّ يُؤْخَذُ بِرِجَالٍ مِنْ أَصْحَابِي ذَاتَ الْيَمِينِ وَذَاتَ الشِّمَالِ فَأَقُولُ أَصْحَابِي فَيُقَالُ إِنَّهُمْ لَمْ يَزَالُوا مُرْتَدِّينَ عَلَى أَعْقَابِهِمْ مُنْذُ فَارَقْتَهُمْ، فَأَقُولُ كَمَا قَالَ الْعَبْدُ الصَّالِحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ {وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنْتَ أَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ} إِلَى قَوْلِهِ {الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ}". قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ ذُكِرَ عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ عَنْ قَبِيصَةَ قَالَ هُمُ الْمُرْتَدُّونَ الَّذِينَ ارْتَدُّوا عَلَى عَهْدِ أَبِي بَكْرٍ، فَقَاتَلَهُمْ أَبُو بَكْرٍ ـ رضى الله عنه.
Muhammed b. Yusuf bize söyledi, [dedi ki]: Süfyân bize söyledi; [o] Muğîre b. Nu'mân'dan, [o] Saîd b. Cübeyr'den, [o] İbn Abbâs radıyallahu anhümâ'dan [nakletti] ki, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "(Kıyamet günü) yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak haşrolunacaksınız." Sonra şu ayeti okudu: {كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ} "İlk yaratışa başladığımız gibi onu iade edeceğiz (eski haline getireceğiz); üzerimize bir vaaddir. Biz yapanlarız." "Giyindirilecek olanların ilki İbrahim'dir. Sonra ashabımdan bazı adamlar sağdan ve soldan (tutup) götürülürler. Ben: 'Ashabım!' derim. (Bana): 'Şüphesiz onlar, senin onlardan ayrıldığından beri ökçeleri üzere gerisin geri (irtidat ederek) dönmeye devam ettiler' denilir. Ben de Salih Kul yani İsa İbn Meryem'in dediği gibi derim: {وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنْتَ أَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ} "İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerinde şahittim. Beni vefat ettirince onlar üzerinde gözetleyici (yalnız) Sen oldun. Sen her şeye şahitsin." (... {الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ} "Azîz ve Hakîm olan" kavline kadar okudu)." Muhammed b. Yusuf dedi ki: Ebû Abdullah'tan, [o da] Kabîsa'dan zikredildi -[kabisa] dedi ki-: Onlar, Ebû Bekir radıyallahu anh zamanında irtidat edenler (dinden dönenler)dir ki, Ebû Bekir onlarla savaşmıştır.