3475. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها أَنَّ قُرَيْشًا، أَهَمَّهُمْ شَأْنُ الْمَرْأَةِ الْمَخْزُومِيَّةِ الَّتِي سَرَقَتْ، فَقَالَ وَمَنْ يُكَلِّمُ فِيهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا وَمَنْ يَجْتَرِئُ عَلَيْهِ إِلاَّ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، حِبُّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَكَلَّمَهُ أُسَامَةُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَتَشْفَعُ فِي حَدٍّ مِنْ حُدُودِ اللَّهِ ". ثُمَّ قَامَ فَاخْتَطَبَ، ثُمَّ قَالَ " إِنَّمَا أَهْلَكَ الَّذِينَ قَبْلَكُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الشَّرِيفُ تَرَكُوهُ، وَإِذَا سَرَقَ فِيهِمُ الضَّعِيفُ أَقَامُوا عَلَيْهِ الْحَدَّ، وَايْمُ اللَّهِ، لَوْ أَنَّ فَاطِمَةَ ابْنَةَ مُحَمَّدٍ سَرَقَتْ لَقَطَعْتُ يَدَهَا ".
Kuteybe b. Saîd bize söyledi, [dedi ki]: Leys bize söyledi; [o] İbn Şihâb'dan, [o] Urve'den, [o] Aişe radıyallahu anhâ'dan [nakletti] ki; Kureyş'i, hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu endişeye düşürmüştü. (Kendi aralarında): "Onun hakkında Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile kim konuşabilir?" dediler. (Bazıları): "Buna Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in sevgilisi Usâme b. Zeyd'den başka kim cüret edebilir?" dediler. Bunun üzerine Usâme onunla (Nebi ile) konuştu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Allah'ın hadlerinden (cezalarından) bir had konusunda şefaat mi ediyorsun?" buyurdu. Sonra kalktı ve hutbe irad etti. Sonra şöyle buyurdu: "Sizden öncekileri ancak şu helak etti: Onlar içlerinde şerefli (soylu) biri hırsızlık ettiğinde onu terk ederler (cezasız bırakırlar), zayıf biri hırsızlık ettiğinde ise ona had (ceza) uygularlardı. Allah'a yemin olsun ki, eğer Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık etseydi, mutlaka onun elini keserdim!"