3477. Hadis
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي شَقِيقٌ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَحْكِي نَبِيًّا مِنَ الأَنْبِيَاءِ ضَرَبَهُ قَوْمُهُ فَأَدْمَوْهُ، وَهْوَ يَمْسَحُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ، وَيَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِقَوْمِي فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ ".
Ömer b. Hafs bize söyledi, [dedi ki]: Babam bize söyledi, [dedi ki]: A'meş bize söyledi; [o] şöyle dedi: Şakîk bana söyledi, [dedi ki]: Abdullah (b. Mes'ûd) şöyle dedi: Sanki (şu an) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e bakıyorum. O, nebilerden bir nebiyi hikâye ediyordu (anlatıyordu): Kavmi onu dövmüş ve kanatmıştı. O ise (bir yandan) yüzünden kanı siliyor, (bir yandan da) şöyle diyordu: "Allah'ım! Kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar."