Menkıbeler (Faziletler)

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

3647. Hadis

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ صَبَّحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ بُكْرَةً وَقَدْ خَرَجُوا بِالْمَسَاحِي، فَلَمَّا رَأَوْهُ قَالُوا مُحَمَّدٌ وَالْخَمِيسُ‏.‏ وَأَحَالُوا إِلَى الْحِصْنِ يَسْعَوْنَ، فَرَفَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ وَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُ أَكْبَرُ، خَرِبَتْ خَيْبَرُ، إِنَّا إِذَا نَزَلْنَا بِسَاحَةِ قَوْمٍ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ ‏"‏‏.‏

Ali b. Abdullah bize tahdis etti. [O dedi ki]: Sufyan bize tahdis etti. [O dedi ki]: Eyyub bize tahdis etti. [O], Muhammed'den; [o da] Enes b. Malik radıyallahu anh'dan [nakletti]. [Enes] şöyle diyordu: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sabah erken vakitte Hayber'e girdi. Onlar (Hayberliler) ise ellerinde kazmalarla (işlerine gitmek için) çıkmışlardı. Onu (Resulullah'ı ve ordusunu) görünce: 'Muhammed ve [beş bölüklü] ordu (hamis)!' dediler ve kaleye doğru koşarak geri döndüler. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ellerini kaldırdı ve: 'Allahü Ekber! Hayber harap oldu. Şüphesiz biz, bir kavmin sahasına (yurduna) indiğimizde, uyarılanların sabahı ne kötü olur!' buyurdu.