3966. Hadis
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي هَاشِمٍ، عَنْ أَبِي مِجْلَزٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ عُبَادٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ نَزَلَتْ {هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ} فِي سِتَّةٍ مِنْ قُرَيْشٍ عَلِيٍّ وَحَمْزَةَ وَعُبَيْدَةَ بْنِ الْحَارِثِ وَشَيْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ وَعُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ وَالْوَلِيدِ بْنِ عُتْبَةَ.
Kabîsa bize söyledi, [dedi ki]: Süfyân bize söyledi; [o] Ebû Hâşim'den, [o] Ebû Miclez'den, [o] Kays b. Ubâd'dan, [o da] Ebû Zer radıyallahu anh'dan [nakletti] ki; şöyle demiştir: { هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ } "Şu ikisi, Rableri hakkında tartışmaya giren iki hasımdır" (Hac, 19) ayeti Kureyş'ten şu altı kişi hakkında nazil olmuştur: Ali, Hamza, Ubeyde b. el-Hâris, Şeybe b. Rebîa, Utbe b. Rebîa ve el-Velîd b. Utbe.