Gazveler Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4098. Hadis

حَدَّثَنِي قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْخَنْدَقِ، وَهُمْ يَحْفِرُونَ، وَنَحْنُ نَنْقُلُ التُّرَابَ عَلَى أَكْتَادِنَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ لاَ عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَهْ، فَاغْفِرْ لِلْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ ‏"‏‏.‏

Kuteybe [b. Saîd] bize söyledi, [dedi ki]: Abdülazîz [b. Ebî Hâzim] bize Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd radıyallahu anh'tan [şu tabloyu] nakletti: 'Hendek'te Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Sahabeler hendeği kazıyor, biz de çıkan toprağı omuzlarımızda taşıyorduk. O sırada Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'ım! Gerçek hayat ancak ahiret hayatıdır; Sen Muhacirleri ve Ensar'ı bağışla!"'