4188. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَعْلَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أَوْفَى ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حِينَ اعْتَمَرَ فَطَافَ فَطُفْنَا مَعَهُ، وَصَلَّى وَصَلَّيْنَا مَعَهُ، وَسَعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَكُنَّا نَسْتُرُهُ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ، لاَ يُصِيبُهُ أَحَدٌ بِشَىْءٍ.
İbn Nümeyr bize anlattı, [dedi ki]: Ya‘lâ bize anlattı, [dedi ki]: İsmâil bize anlattı, [dedi ki]: Abdullâh b. Ebî Evfâ radıyallahu anhümâ’dan işittim; şöyle dedi: "Umre yaptığı zaman Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Tavaf etti, biz de onunla tavaf ettik. Namaz kıldı, biz de onunla namaz kıldık. Safâ ile Merve arasında sa‘y yaptı. Biz onu Mekke ehlinden (korumak için) perdeliyor (etrafını sarıyor)duk ki, kimse ona bir şey (kötülük) isabet ettirmesin."