4441. Hadis
حَدَّثَنَا الصَّلْتُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ هِلاَلٍ الْوَزَّانِ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي مَرَضِهِ الَّذِي لَمْ يَقُمْ مِنْهُ " لَعَنَ اللَّهُ الْيَهُودَ، اتَّخَذُوا قُبُورَ أَنْبِيَائِهِمْ مَسَاجِدَ ". قَالَتْ عَائِشَةُ لَوْلاَ ذَلِكَ لأُبْرِزَ قَبْرُهُ. خَشِيَ أَنْ يُتَّخَذَ مَسْجِدًا.
Bize Salt b. Muhammed anlattı, bize Ebû Avâne anlattı, o Hilâl el-Vezzân’dan, o Urve b. Zübeyr’den, o Âişe’den radıyallahu anha [nakletti]. Dedi ki: Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, kendisinden kalkamadığı (vefat ettiği) hastalığı sırasında şöyle buyurdu: "Allah Yahudilere lanet etsin! Onlar peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler." Âişe dedi ki: "Eğer bu endişe olmasaydı onun (nebinin) kabri açıkta (herkese görünür bir yerde) bırakılırdı. Ancak mescid edinilmesinden korktu/korkuldu."