4576. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ {وَإِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ أُولُو الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينُ} قَالَ هِيَ مُحْكَمَةٌ وَلَيْسَتْ بِمَنْسُوخَةٍ. تَابَعَهُ سَعِيدٌ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ.
Bize Ahmed bin Humeyd tahdis etti, bize Ubeydullah el-Eşcaî haber verdi, Süfyân'dan, o eş-Şeybânî'den, o İkrime'den, o da İbn Abbas radıyallahu anhümâ'dan [naklen şu ayet hakkında] şöyle dedi: {وَإِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ أُولُو الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينُ} “Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa...” (en-Nisâ, 8) ayeti [hakkında] şöyle dedi: \"Bu ayet muhkemdir (hükmü geçerlidir), neshedilmemiştir (yürürlükten kaldırılmamıştır).\" Saîd de [bu hadisi] İbn Abbas'tan [naklen rivayet ederek el-Eşcaî'ye] mütâbaat etti.