4579. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، حَدَّثَنَا أَسْبَاطُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا الشَّيْبَانِيُّ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ،. قَالَ الشَّيْبَانِيُّ وَذَكَرَهُ أَبُو الْحَسَنِ السُّوَائِيُّ وَلاَ أَظُنُّهُ ذَكَرَهُ إِلاَّ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ يَحِلُّ لَكُمْ أَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا وَلاَ تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا آتَيْتُمُوهُنَّ} قَالَ كَانُوا إِذَا مَاتَ الرَّجُلُ كَانَ أَوْلِيَاؤُهُ أَحَقَّ بِامْرَأَتِهِ، إِنْ شَاءَ بَعْضُهُمْ تَزَوَّجَهَا، وَإِنْ شَاءُوا زَوَّجُوهَا، وَإِنْ شَاءُوا لَمْ يُزَوِّجُوهَا، فَهُمْ أَحَقُّ بِهَا مِنْ أَهْلِهَا، فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ فِي ذَلِكَ.
Bize Muhammed bin Mukâtil tahdis etti, bize Esbât haber verdi, Şeybân'dan, o Mansur'dan, o Mücâhid'den, o da İbn Abbas radıyallahu anhümâ'dan [naklen] şöyle dedi: {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ يَحِلُّ لَكُمْ أَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا وَلاَ تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا آتَيْتُمُوهُنَّ} “Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız ve onlara verdiklerinizin bir kısmını kurtarmak için onları sıkıştırmanız size helal değildir...” (en-Nisâ, 19) ayeti [hakkında] şöyle dedi: \"[Cahiliye döneminde] bir adam öldüğünde, onun yakınları o (adamın) karısı üzerinde hak sahibi olurlardı. Onlardan biri dilerse onunla [mehir vermeksizin] evlenir, dilerse onu [başka biriyle] evlendirir, dilerse de onu hiç evlendirmezdi. Onlar o kadın üzerinde, kadının kendi ailesinden daha fazla hak sahibiydiler. İşte bunun üzerine bu ayet nâzil oldu.\"