4637. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قُلْتُ أَنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ نَعَمْ، وَرَفَعَهُ. قَالَ " لاَ أَحَدَ أَغْيَرُ مِنَ اللَّهِ، فَلِذَلِكَ حَرَّمَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ، وَلاَ أَحَدَ أَحَبُّ إِلَيْهِ الْمِدْحَةُ مِنَ اللَّهِ، فَلِذَلِكَ مَدَحَ نَفْسَهُ ".
Bize Süleyman bin Harb tahdis etti, bize Şu'be tahdis etti, o Amr bin Mürre'den, o Ebu Vâil'den, o da Abdullah [bin Mesud] radıyallahu anh'dan [naklen] dedi ki: [Amr:] “(Ebu Vâil'e): ‘Bunu Abdullah'tan sen mi işittin?’ dedim. O: ‘Evet, ve onu (Nebi'ye) ref etti’ dedi. [Şöyle buyurmuş:] ‘Allah'tan daha kıskanç (gayretli) kimse yoktur. Bu sebeple fuhşiyatın (kötülüklerin) açığını da gizlisini de haram kılmıştır. Övülmek, Allah'tan daha çok kimseye sevimli değildir. Bu sebeple (Kur'an'da) kendisini övmüştür.’”