4716. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنه ـ {وَمَا جَعَلْنَا الرُّؤْيَا الَّتِي أَرَيْنَاكَ إِلاَّ فِتْنَةً لِلنَّاسِ} قَالَ هِيَ رُؤْيَا عَيْنٍ أُرِيَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِهِ {وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ} شَجَرَةُ الزَّقُّومِ.
Bize Ali bin Abdullah tahdis etti, bize Süfyan tahdis etti, o Amr'dan, o İkrime'den, o da İbn Abbas'tan radıyallahu anh [naklen]; “Sana gösterdiğimiz o rüyayı (görüntüyü) insanlar için sadece bir imtihan kıldık...” (İsrâ, 60) ayeti hakkında (şöyle) dedi: “O, İsra gecesinde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e (gerçekten) gösterilen göz rüyasıdır (yani uyanıkken bizzat müşahede ettiği bir görüntüdür). (Yine aynı ayetteki) ‘Lanetlenmiş ağaç’ (ise) zakkum ağacıdır.”