4735. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ خَبَّابٍ، قَالَ كُنْتُ رَجُلاً قَيْنًا، وَكَانَ لِي عَلَى الْعَاصِي بْنِ وَائِلٍ دَيْنٌ فَأَتَيْتُهُ أَتَقَاضَاهُ، فَقَالَ لِي لاَ أَقْضِيكَ حَتَّى تَكْفُرَ بِمُحَمَّدٍ. قَالَ قُلْتُ لَنْ أَكْفُرَ بِهِ حَتَّى تَمُوتَ ثُمَّ تُبْعَثَ. قَالَ وَإِنِّي لَمَبْعُوثٌ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ فَسَوْفَ أَقْضِيكَ إِذَا رَجَعْتُ إِلَى مَالٍ وَوَلَدٍ. قَالَ فَنَزَلَتْ {أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لأُوتَيَنَّ مَالاً وَوَلَدًا * أَطَّلَعَ الْغَيْبَ أَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمَنِ عَهْدًا * كَلاَّ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّا * وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا}.
Bize Yahya tahdis etti, bize Vekî tahdis etti, o A'meş'ten, o Ebu'd-Duha'dan, o Mesrûk'tan, o da Habbâb'dan [naklen]; (Habbâb) şöyle demiştir: “Ben bir demirciydim (kayn). Âs bin Vâil üzerinde bir alacağım vardı. Alacağımı istemek için ona gittim. (Âs) bana: ‘Muhammed'i inkâr edinceye kadar sana [borcumu] ödemeyeceğim’ dedi. Ben ona: ‘Sen ölünceye ve sonra tekrar diriltilinceye kadar onu asla inkâr etmem’ dedim. [Âs]: ‘Ben ölümden sonra tekrar mı diriltileceğim? O halde mala ve evlada kavuştuğumda [borcumu] sana öderim’ dedi. Bunun üzerine şu ayetler indi: ‘Ayetlerimizi inkâr eden ve «Bana elbette mal ve evlat verilecektir» diyeni gördün mü? O, gayba mı vakıf oldu, yoksa Rahman'ın katında bir söz mü aldı? Hayır! Biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız. Onun [sahip olacağını] söylediği şeylere biz varis olacağız ve o, bize tek başına gelecektir.’ (Maryam, 77-80).”