Tefsir Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4838. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ هَذِهِ، الآيَةَ الَّتِي فِي الْقُرْآنِ ‏{‏يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا‏}‏ قَالَ فِي التَّوْرَاةِ يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَحِرْزًا لِلأُمِّيِّينَ، أَنْتَ عَبْدِي وَرَسُولِي سَمَّيْتُكَ الْمُتَوَكِّلَ لَيْسَ بِفَظٍّ وَلاَ غَلِيظٍ وَلاَ سَخَّابٍ بِالأَسْوَاقِ وَلاَ يَدْفَعُ السَّيِّئَةَ بِالسَّيِّئَةِ وَلَكِنْ يَعْفُو وَيَصْفَحُ وَلَنْ يَقْبِضَهُ اللَّهُ حَتَّى يُقِيمَ بِهِ الْمِلَّةَ الْعَوْجَاءَ بِأَنْ يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَيَفْتَحَ بِهَا أَعْيُنًا عُمْيًا وَآذَانًا صُمًّا وَقُلُوبًا غُلْفًا‏.‏

Abdullah bize tahdis etti, Abdülaziz b. Ebî Seleme bize tahdis etti, Hilâl b. Ebî Hilâl’den, Atâ b. Yesâr’den; [o da] Abdullah b. Amr b. el-Âs radıyallahu anhuma’dan [naklederek] dedi ki: Kur’an’daki şu ayet: { يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا } “Ey Peygamber! Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” Tevrat’ta [şöyle geçmektedir]: “Ey Nebi! Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve ümmiler için bir sığınak olarak gönderdik. Sen benim kulum ve resulümsün. Seni ‘Mütevekkil’ olarak isimlendirdim. O; kaba değil, katı kalpli değil, çarşılarda bağırıp çağıran biri de değil. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlar. Allah, onun vasıtasıyla ‘Lâ ilâhe illallah’ dedirterek eğrilmiş inancı doğrultuncaya kadar onun ruhunu kabzetmeyecektir. [Allah] onunla kör gözleri, sağır kulakları ve kapalı kalpleri açacaktır.”