4928. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ، أَنَّهُ سَأَلَ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ عَنْ قَوْلِهِ تَعَالَى {لاَ تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ} قَالَ وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَانَ يُحَرِّكُ شَفَتَيْهِ إِذَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ، فَقِيلَ لَهُ {لاَ تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ} ـ يَخْشَى أَنْ يَنْفَلِتَ مِنْهُ ـ {إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْآنَهُ} أَنْ نَجْمَعَهُ فِي صَدْرِكَ، وَقُرْآنَهُ أَنْ تَقْرَأَهُ {فَإِذَا قَرَأْنَاهُ} يَقُولُ أُنْزِلَ عَلَيْهِ {فَاتَّبِعْ قُرْآنَهُ * ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُ} أَنْ نُبَيِّنَهُ عَلَى لِسَانِكَ.
Bize Ubeydullah bin Musa tahdis etti, İsrail'den, o Musa bin Ebi Aişe'den [naklen] şöyle dedi: Saîd bin Cübeyr'e Allah Teâlâ'nın: ‘Dilini kımıldatma...’ sözü hakkında sordu. Dedi ki: İbn Abbas şunu söyledi: [Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem], kendisine vahiy indirildiğinde dudaklarını hareket ettirirdi. -[Kur'an'ın] ondan kaçmasından korkuyordu.- Bunun üzerine kendisine şöyle denildi: “Onu [aceleyle almak için] dilini kımıldatma! Şüphesiz onu [senin kalbinde] toplamak ve okutmak bize aittir.” Yani: “Onu senin göğsünde toplamak ve [senin] okumanı [sağlamak] bize aittir.” “O halde biz onu okuduğumuz zaman...”; yani “Sana indirildiğinde...”, “...sen onun okunuşunu takip et! Sonra onu açıklamak da bize aittir.” Yani: “Onu senin dilinle beyan etmek bize aittir.”