5103. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَفْلَحَ، أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ جَاءَ يَسْتَأْذِنُ عَلَيْهَا ـ وَهْوَ عَمُّهَا مِنَ الرَّضَاعَةِ ـ بَعْدَ أَنْ نَزَلَ الْحِجَابُ، فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ، فَلَمَّا جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي صَنَعْتُ، فَأَمَرَنِي أَنْ آذَنَ لَهُ.
Bize Abdullah bin Yûsuf tahdis etti, [o] bize Malik'ten, [o] İbn Şihâb'dan, [o] Urve bin ez-Zübeyr'den, [o da] Âişe [radıyallahu anhâ]'dan [naklen] haber verdi: Ebû'l-Qu'ays'ın kardeşi Eflah, hicap [örtünme] ayeti nazil olduktan sonra Âişe'nin yanına girmek için izin istemeye geldi. O, Âişe'nin süt amcası idi. [Âişe]: “Ben ona izin vermeyi kabul etmedim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geldiğinde yaptığım şeyi ona haber verdim. Bunun üzerine o, ona izin vermemi bana emretti” dedi.