5247. Hadis
حَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا سَيَّارٌ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةٍ، فَلَمَّا قَفَلْنَا كُنَّا قَرِيبًا مِنَ الْمَدِينَةِ تَعَجَّلْتُ عَلَى بَعِيرٍ لِي قَطُوفٍ، فَلَحِقَنِي رَاكِبٌ مِنْ خَلْفِي فَنَخَسَ بَعِيرِي بِعَنَزَةٍ كَانَتْ مَعَهُ، فَسَارَ بَعِيرِي كَأَحْسَنِ مَا أَنْتَ رَاءٍ مِنَ الإِبِلِ، فَالْتَفَتُّ فَإِذَا أَنَا بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِعُرْسٍ. قَالَ " أَتَزَوَّجْتَ ". قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ " أَبِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ". قَالَ قُلْتُ بَلْ ثَيِّبًا. قَالَ " فَهَلاَّ بِكْرًا تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ ". قَالَ فَلَمَّا قَدِمْنَا ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ، فَقَالَ " أَمْهِلُوا حَتَّى تَدْخُلُوا لَيْلاً ـ أَىْ عِشَاءً ـ لِكَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ، وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ ".
Bana Yakub bin İbrahim tahdis etti, [o] bize Hü şeym tahdis etti, [o] bize Seyyâr haber verdi, [o] eş-Şa'bî'den, [o] Câbir bin Abdullah'tan [naklederek]; o şöyle demiştir: Bir gazvede Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraberdik. Geri dönerken Medine'ye yaklaşmıştık. Yavaş giden bir devem üzerinde acele ediyordum. Arkadan bir binekli bana yetişti ve yanındaki kısa mızrak (aneze) ile devemi dürttü. Devem, develerin en güzeli nasıl giderse öyle hızlı gitmeye başladı. Bir de baktım ki o Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem! Dedim ki: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben yeni evliyim.” Buyurdu ki: “Evlendin mi?” “Evet” dedim. “Bakire ile mi, yoksa dul ile mi?” buyurdu. Ben, “Dul ile” dedim. “Senin kendisiyle oynaşacağın, onun da seninle oynaşacağı bakire bir kızla evlenseydin ya!” buyurdu. Câbir dedi ki: Medine'ye varınca [evlerimize] girmeye kalkıştık. [Nebi] buyurdu ki: “Mühlet verin, geceleyin -yani yatsı vaktinde- girelim ki saçı dağınık olan taransın, kocası uzak yolda olan [etek tıraşı olup] temizlensin.”