5289. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، عَنْ أَخِيهِ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ آلَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نِسَائِهِ، وَكَانَتِ انْفَكَّتْ رِجْلُهُ فَأَقَامَ فِي مَشْرُبَةٍ لَهُ تِسْعًا وَعِشْرِينَ، ثُمَّ نَزَلَ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ آلَيْتَ شَهْرًا. فَقَالَ " الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ ".
Bize İsmail bin Ebî Üveys tahdis etti, [o] kardeşinden, [o] Süleyman'dan, [o] Humeyd et-Tavîl'den; o Enes bin Mâlik'i şöyle derken işitmiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hanımlarına yaklaşmamaya yemin etti (îlâ yaptı). Ayağı incinmişti. Kendi çardağında yirmi dokuz gün kaldı, sonra indi. Dediler ki: “Ey Allah'ın Resûlü! Bir aylığına yemin etmiştin?” Buyurdu ki: “Ay, yirmi dokuz gündür.”