5298. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَمْنَعَنَّ أَحَدًا مِنْكُمْ نِدَاءُ بِلاَلٍ ـ أَوْ قَالَ أَذَانُهُ ـ مِنْ سَحُورِهِ، فَإِنَّمَا يُنَادِي أَوْ قَالَ يُؤَذِّنُ لِيَرْجِعَ قَائِمُكُمْ ". وَلَيْسَ أَنْ يَقُولَ كَأَنَّهُ يَعْنِي الصُّبْحَ أَوِ الْفَجْرَ، وَأَظْهَرَ يَزِيدُ يَدَيْهِ ثُمَّ مَدَّ إِحْدَاهُمَا مِنَ الأُخْرَى.
Bize Abdullah bin Mesleme tahdis etti, [o] bize Yezîd bin Zürey' tahdis etti, [o] Süleyman et-Teymî'den, [o] Ebû Osman'dan, [o] Abdullah bin Mesud [radıyallahu anh]'tan; [o] şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bilal'in nidası -veya ezanı- sizden hiçbirinizi sahur yemeğinden alıkoymasın. Çünkü o, teheccüd kılanınızın [namazı bitirip] dönmesi, [uyuyanınızın uyanması] için nida eder -veya ezan okur-.” [Fecir/Sabah vakti], şöyle şöyle demek değildir -bununla sabahı veya fecri kastetmiştir-. Ve Yezîd [bunu tarif etmek için] ellerini açtı, sonra birini diğerinden yana doğru uzattı (yatay olarak işarette bulundu).