6102. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ ـ هُوَ ابْنُ أَبِي عُتْبَةَ مَوْلَى أَنَسٍ ـ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَشَدَّ حَيَاءً مِنَ الْعَذْرَاءِ فِي خِدْرِهَا، فَإِذَا رَأَى شَيْئًا يَكْرَهُهُ عَرَفْنَاهُ فِي وَجْهِهِ.
Abdan bize tahdis etti, Abdullah bize haber verdi, Şu'be bize haber verdi; Katade’den; Abdullah’ı —ki o Enes’in azatlısı İbn Ebi Utbe’dir— işittim; Ebu Said el-Hudri’den [naklederek]. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, hıdrında (köşesinde) bulunan bir bakireden daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman (bunu) onun yüzünden anlardık.