6157. Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ أَرَادَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَنْفِرَ فَرَأَى صَفِيَّةَ عَلَى باب خِبَائِهَا كَئِيبَةً حَزِينَةً لأَنَّهَا حَاضَتْ فَقَالَ " عَقْرَى حَلْقَى ـ لُغَةُ قُرَيْشٍ ـ إِنَّكِ لَحَابِسَتُنَا " ثُمَّ قَالَ " أَكُنْتِ أَفَضْتِ يَوْمَ النَّحْرِ ". يَعْنِي الطَّوَافَ قَالَتْ نَعَمْ. قَالَ " فَانْفِرِي إِذًا ".
Adem bize tahdis etti, Şu'be bize tahdis etti, Hakem bize tahdis etti; İbrahim’den; Esved’den; Aişe radıyallahu anha’dan [naklederek]. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (Mekke’den ayrılmak üzere) hareket etmek istedi. Safiye’yi çadırının kapısında üzgün ve kederli gördü. Çünkü o hayız olmuştu. (Peygamber): “Akra Halka! —Kureyş lügatinde (kötü bir söz değil, bir deyimdir)—. Sen bizi alıkoyacaksın!” buyurdu. Sonra: “Sen Kurban Bayramı günü ifazayı (tavafı) yaptın mı?” buyurdu. —Yani tavafı kastediyor.— (Safiye): “Evet” dedi. (Peygamber): “Öyleyse yola çık” buyurdu.