398. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمَّا دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْبَيْتَ دَعَا فِي نَوَاحِيهِ كُلِّهَا، وَلَمْ يُصَلِّ حَتَّى خَرَجَ مِنْهُ، فَلَمَّا خَرَجَ رَكَعَ رَكْعَتَيْنِ فِي قُبُلِ الْكَعْبَةِ وَقَالَ " هَذِهِ الْقِبْلَةُ ".
İshak b. Nasr bize tahdis etti, dedi ki: Abdürrezzâk bize tahdis etti; İbn Cüreyc bize haber verdi; Ata’dan, İbn Abbas’tan [naklen] (şöyle) işitmiş: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Beyt’e (Kâbe’ye) girdiğinde onun her köşesinde (tarafında) dua etti ama oradan dışarı çıkıncaya kadar namaz kılmadı. Dışarı çıkınca Kâbe’nin ön yüzünde (kapı tarafında) iki rekat namaz kıldı ve: ‘İşte kıble budur!’ buyurdu.”